HomeTerablogGenelUtanç ve Suçluluk Duyguları Neden Yakamızı Bırakmaz?

Utanç ve Suçluluk Duyguları Neden Yakamızı Bırakmaz?

Kendini affetmek, geçmişte yaptığımız hatalar veya eksiklikler nedeniyle hissettiğimiz suçluluk duygusundan kurtulmak için atılan en önemli adımlardan biridir. Ancak kendini affetmek bazen kimileri için son derece zorlayıcı olabilir. Zihinsel ve ruhsal sağlık için ne kadar faydalı olduğunu bilse bile, bazı insanlar utanç ve suçluluk duygularından bir türlü kurtulamaz. Geçmişteki hataların yol açtığı suçluluk duygusu, bu insanları sürekli olarak o anı yeniden yaşamaya ve kendilerini cezalandırmaya iten bir döngü oluşturur. Bu yazıda bilimsel veriler ışığında ‘utanç ve suçluluk duyguları neden yakamızı bırakmaz?’ konusuna yer verdik.

[1]Avustralya’da bulunan Flinders Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, kendimizi affetmenin neden bu kadar zor olduğunu ortaya koydu. Eğitim, Psikoloji ve Sosyal Hizmet Fakültesi’nde yürütülen çalışmada bazı insanların kendilerini affetmekte neden zorlandıkları araştırıldı. Çalışmada kendilerini affeden ve asla affedemeyeceklerini düşünen 80 kişinin kişisel hikâyeleri karşılaştırmalı olarak ele alındı.

Kendilerini affetmekte zorlanan kişilerin, yıllar önce yaşanmış olsa bile olayı hala en taze haliyle hissetmeye devam ettikleri ortaya çıktı. Bu kişiler anı tekrar tekrar yaşamaya devam ettiklerini, geçmişte takılıp kaldıklarını, pişmanlık, utanç ve suçluluk gibi yoğun duygularla mücadele ettiklerini ifade ettiler.

Çalışmanın yürütücüsü Profesör Lydia Woodyatt, bulguların öz affetmenin sadece “bırakmaktan” çok daha karmaşık olduğunu gösterdiğini, kendini affetmenin, sadece devam etmek veya olanları unutmak anlamına gelmediğini belirtti. Profesör Woodyatt “Kendilerini affeden insanlar, zaman zaman olayları düşünmeye devam ediyor ve özellikle de olayı hatırlatan bir durumla karşılaştıklarında, bazen utanç veya suçluluk duyuyorlardı. Aradaki fark, duyguların çok daha az yoğun ve sık olması ve olayın artık hayatlarını kontrol etmemesiydi.” Dedi.

Grup, geçmişe takılı kalmak yerine, geleceğe odaklanma, o an kendilerini sınırlayan (bilgi, yargı veya kontrol gibi) şeyleri kabul etme ve gelecekte kendi değerlerine yeniden bağlanma konusunda bilinçli bir çaba gösterdi. Buna karşılık araştırma, önemsedikleri birini hayal kırıklığına uğratan veya kendileri mağdur olan kişilerin, hayatlarına devam etme konusunda daha fazla zorlandığını da ortaya koydu.

Profesör Woodyatt, kendini affetmenin sadece yanlış bir şey yapmış kişilere özgü bir durum olmadığını, bize karşı bir yanlış yapıldığında veya sonuçları kontrol etme imkânımız olmasa bile, artan sorumluluk duygusuyla birlikte kendimizi kınama, utanç ve suçluluk duygularının ortaya çıkabildiğini ifade etti. Bu duygular, beynimizin kendini kınama döngüsünden kurtulmak için çözmesi gereken ipuçları. Woodyatt’a göre, duygular, bir nevi “olası bir yaralanmanın yerini gösteren acı” gibidir. Yani, duygular, iyileşmemiz gereken ruhsal yaraların nerede olduğunu gösteren birer sinyal işlevi görürler.

Araştırma kendini affetmenin, tek seferlik bir karar olmaktan öte zaman, derinlemesine düşünme ve genellikle başkalarından alınan destekle ilerleyen uzun bir süreç olduğunu ortaya koydu. Profesör Woodyat çalışmanın suçluluk ve utanç duygularıyla başa çıkmaya çalışan insanlara destek olan ruh sağlığı uzmanları için büyük önem taşıdığını belirtti.

Woodyat son olarak şunları söyledi: “Birinin kendini affetmesine yardımcı olmak, ona ‘bundan utanma, bu senin hatan değil’ demek değildir. Asıl mesele, kişinin hissettiği utanç veya suçluluk duygularının kaynağını anlamasına yardımcı olmaktır. Amaç, altta yatan psikolojik ihtiyaçları ele alarak ahlaki yaralanmadan ahlaki onarıma geçmesini sağlamaktır. Bu süreçte, kişi ileriye doğru adımlar atarken, kendi irade ve ahlaki kimlik duygusunu yeniden tesis eder. “

Flinders İşletme, Hükümet ve Hukuk Fakültesi’nden Dr. Melissa de Vel-Palumbo’ya göre bu çalışma, suçluluk ve sorumluluk duygularının nasıl işlediğini göstererek kriminoloji alanına değerli bilgiler sunuyor. Dr. de Vel-Palumboaraştırmada; bazıları onlarca yıl öncesine dayanan acı dolu deneyimleri yansıtan gerçek insan hikâyelerinden faydalandıklarını, insanların zaman içinde suçluluk, utanç ve kendini suçlama duygularıyla nasıl yaşadıklarına dair eşsiz bir bakış açısı elde ettiklerini de belirtti.

Utanç ve Suçluluk Duygularıyla Mücadelede Terapi

Geçmişin ahlaki yaralarından kurtulmak için, bu duyguların kaynağını anlamak ve kendimize karşı daha şefkatli olmayı öğrenmek son derece önemli. Kendini affetme yolunda, iyileşmenin tek başına gerçekleşmediği zamanlarda profesyonel destek almak, hayatın kontrolünü yeniden ele almak için güçlü bir çözüm olabilir.

Terapizy’nin alanında uzman ve deneyimli terapistleriyle, utanç ve suçluluk duygularıyla mücadele ederken, altta yatan inanç kalıplarını dönüştürmeniz ve kalıcı başa çıkma stratejileri geliştirmeniz için size rehberlik ediyoruz. Çift ve bireysel terapi hizmetleriyle kendini affetme yolculuğunuzda en doğru zamanda ve yerde, size özel online terapi deneyiminden yararlanın.

Terapizy Blog‘da aşk, evlilik, romantik ve sosyal ilişkilere dair birbirinden ilginç konulara göz atın. Overthinking ile Başa Çıkma Yöntemleri yazısında, zor durumların üstesinden nasıl gelineceğini keşfedin! Terapizy‘i sosyal medya hesaplarından takip edin, güncel bilgi ve duyurulardan haberdar olun!

Terapizy’nin alanında uzman ve deneyimli psikologları, günlük hayatınızdaki tüm ilişkilerinizi güçlendirmek için size destek olmaya hazır.

Terapizy ilk seansa özel %50 indirim fırsatı sunuyor. www.terapizy.com


[1] Flinders Üniversitesi. “Suçluluk ve utanç duygusuna mı kapıldınız? Bilim, neden kurtulamadığınızı açıklıyor.” ScienceDaily. www.sciencedaily.com / releases / 2025 / 08 / 250811104206.htm (17 Ağustos 2025’te erişildi).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir