Benzer alışkanlıklar evlilikleri uzatıyor. Bir ilişkide her şeyin tıpatıp aynı olması sıkıcı gibi gelse de konu günlük alışkanlıklara ve paylaşılan hobilere geldiğinde, benzerlikler aslında ilişkinin lokomotifi oluyor. Aynı diziyi heyecanla beklemek, hafta sonu benzer aktivitelerden keyif almak ya da günün yorgunluğunu benzer ritüellerle atmak, çiftlerin arasındaki o görünmez bağı güçlendiriyor. Aslında mesele sadece ‘aynı şeyi yapmak’ değil; aynı ritim yakalandığında hayatın getirdiği stres o kadar da ağır gelmemeye başlıyor. Araştırmaların da sıkça vurguladığı gibi, bu yaşam tarzı uyumunun sağlığımıza etkisi ise sandığımızdan çok daha derin.
Öyle ki, Michigan Üniversitesi’nden Profesör Kira Birditt’in yürüttüğü ve The Gerontologist dergisinde yayımlanan güncel bir çalışma, bu uyumun yaşam süremizi bile belirleyebildiğini gösteriyor[1]. Araştırmaya göre alkol tüketim alışkanlıkları birbirine paralel olan çiftler, alışkanlıkları çatışan çiftlere göre daha uzun yaşıyor. Görünüşe göre uzun ömrün sırrı sadece ne yiyip içtiğimizde değil, bunu eşimizle ne kadar uyum içinde yaptığımızda saklı.
Benzer Alışkanlıklar Evlilikleri Uzatıyor
Bu araştırmanın temelinde aslında literatürde sıkça konuşulan ‘içki ortaklığı’ teorisi yatıyor. Bu teoriye göre benzer alkol tüketim alışkanlıklarına sahip çiftler, genellikle çok daha az çatışma yaşıyor ve daha uzun ömürlü evlilikler kuruyor. Ancak Profesör Birditt, burada çok kritik bir ayrımın altını çiziyor: Evliliğin huzuru için iyi olan her şey, her zaman fiziksel sağlık için de en iyisi olmayabilir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar bu uyumun evlilik kalitesini artırdığını net bir şekilde koysa da sağlık üzerindeki doğrudan etkileri büyük bir merak konusu olmaya devam ediyordu. İşte bu araştırma, bir ilişkinin ‘iyi hissettiren’ o sosyal uyumunun, vücudumuzun biyolojik saatini de nasıl etkilediğini mercek altına alıyor.
Meselenin Özü İçmek Değil, Birlikte Hareket Etmek!
Profesör Birditt, çalışmanın asıl amacını şöyle özetliyor: ‘Amacımız, çiftlerin alkol alışkanlıklarının yaşam süreleri üzerindeki doğrudan etkisini ölçmekti. Ortaya çıkan tablo ise gerçekten şaşırtıcı: Son üç ay içinde her ikisi de alkol kullandığını belirten çiftlerin, alkolden tamamen uzak duran veya birinin içip diğerinin içmediği çiftlere kıyasla daha uzun yaşadığını gördük.’
Tabii bu tablo ilk bakışta ‘eşinizle daha fazla kadeh kaldırmalısınız’ gibi bir mesaj veriyor görünse de, Birditt hemen burada bir parantez açıyor ve bu sonucun yanlış yorumlanmaması konusunda ciddi bir uyarıda bulunuyor.
Araştırma, ‘içki içme’ kavramını oldukça geniş bir çerçevede ele alarak, katılımcıların sadece son üç ay içinde alkol alıp almadığına odaklandı. Ancak bu geniş tanımın ardında da çok daha derin bir mesaj yatıyor: Eşlerin birbirlerinin sağlığı üzerindeki kaçınılmaz etkisi. Aslında çiftler arasındaki bu içki uyumu, sadece kadeh kaldırmakla ilgili değil; o çiftin yaşam tarzlarının, duygusal yakınlıklarının ve ilişkiden aldıkları genel tatminin bir yansıması olarak görülüyor.
Profesör Birditt, meselenin kimyasal değil, duygusal olduğunu şu sözlerle özetliyor: “Yaptığımız diğer çalışmalarda da birlikte içki içen çiftlerin ilişki kalitesinin daha yüksek olduğunu gördük. Bunun asıl sebebi, bu tür ortak alışkanlıkların çiftler arasındaki yakınlığı ve paylaşımı artırması olabilir.”
Aslında bu bulgular, yeni ve çok daha geniş bir araştırmanın kapısını aralıyor. Profesör Birditt, çiftlerin alkol tüketimiyle kurdukları bu bağın ilişkilerini tam olarak nasıl etkilediğini derinlemesine incelemekte kararlı. ‘Neden birlikte kadeh kaldıran eşlerin daha uzun yaşadığını henüz kesin olarak bilmiyoruz,’ diyen Birditt, gelecekteki çalışmalarında ‘günlük anlık değerlendirme’ gibi daha hassas teknikler kullanmayı planlıyor.
Birditt’in aklındaki asıl sorular ise oldukça samimi: ‘Bu çiftlerin günlük hayatları nasıl geçiyor? Gerçekten birlikte mi içiyorlar, yoksa sadece aynı alışkanlığı mı paylaşıyorlar? O kadehler eşliğinde neler konuşuyorlar?’ Bilim dünyası, bu alışkanlıkların evlilik kalitesine ve fiziksel sağlığa olan günlük etkilerini henüz tam olarak çözebilmiş değil. Gelecekte yapılacak araştırmalar, eşlerin arasındaki o küçük günlük etkileşimlerin sağlığımız üzerindeki devasa etkilerini birer birer gün yüzüne çıkaracak.
Sağlıklı Bir İletişim ve Ortak Paylaşımlar İçin Çift Terapisi
Görünen o ki, uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarı sadece spor salonlarında ya da diyet listelerinde değil, eşimizle paylaştığımız o küçük, huzurlu ve uyumlu anların toplamında saklı. Ancak her çift bu araştırmada bahsedilen doğal uyumu kendiliğinden yakalayamayabiliyor. Bazen paylaşılan alışkanlıkların yerini çatışmalar, ortak hobilerin yerini ise aşılması güç duvarlar alabiliyor. Evlilikte yaşanan bu tür tıkanıklıklar sadece ilişkinin huzurunu kaçırmakla kalmaz, araştırmaların da işaret ettiği gibi fiziksel sağlığımızı ve yaşam enerjimizi de yavaş yavaş tüketir.
Evlilikteki sorunları çözmek ve kaybolan ‘ortak ritmi’ yeniden bulmak için uzman terapist rehberliğinde çift terapisi almak, eşler arasında bir köprü görevi görür. Alışkanlıkların birer gerilim hattı olmaktan çıkıp yeniden bağ kurma aracına dönüştürülmesi, profesyonel bir destekle mümkündür. Terapizy Online terapinin profesyonel rehberleri eşliğinde kurulan sağlıklı iletişim köprüleri, sadece ilişkinizdeki çatışmaları çözmekle kalmaz, kaybettiğiniz ortak ritmi yeniden bularak birlikte daha sağlıklı ve uzun bir ömre adım atmanızı sağlar.
Terapizy’nin çift, evlilik ve bireysel terapi hizmetleriyle kendiniz için en doğru yerde ve zamanda online terapi almanın ayrıcalığını yaşayın. Terapizy Blog‘da mutluluğun kaynağını arayabileceğiniz bir yolculuğa çıkın; aşk, evlilik, romantik ve sosyal ilişkilere dair birbirinden ilginç konulara göz atın. Yalan: Çıkarımız Varsa İnanıyoruz yazısında, bu konuya bilimin verdiği cevabı keşfedin! Terapizy‘i sosyal medya hesaplarından takip edin, güncel bilgi ve duyurulardan haberdar olun
Terapizy ilk seansa özel %50 indirim fırsatı sunuyor. www.terapizy.com
[1] Michigan Üniversitesi . (27 Mart 2024). Benzer içki alışkanlıklarına sahip çiftler daha uzun yaşayabilir. ScienceDaily . 17 Aralık 2025 tarihinde www.sciencedaily.com/releases/2024/03/240327124600.htm adresinden erişildi .