Teknoloji, bizi bir yandan bir araya getirirken bir yandan da yalnızlaştırabiliyor. Ancak yeni bir araştırma, sosyal medyadaki arkadaşlıkların kalitesinin öz saygımızı artırarak yalnızlıkla mücadele etmemize yardımcı olabileceğini gösteriyor. Bu araştırma, sanal ortamda kurulan anlamlı ilişkilerin, kişisel değer ve öz saygı hissini güçlendirdiğini, bu sayede de yalnızlık duygusunu hafiflettiğini ortaya koyuyor. Yalnızlığa karşı kaliteli sosyal medya arkadaşlıkları çare olabilir!
Özellikle büyük şehirlerde yoğun iş temposuyla birlikte zamansızlık, daha çok insanı internet üzerinden sosyalleşmeye itiyor. Bununla birlikte birçok insan, yüz yüze iletişim yerine çevrimiçi ortamlarda daha fazla vakit geçirmemizin yalnızlık hissini artırdığını düşünüyor. Bu durum, sosyal bağların zayıflamasına ve etkileşimin azalmasına yol açıyor. Özellikle 18-29 yaş arasındaki gençler zamanlarının çoğunu sosyal medyada geçirirken, sosyal medya kullanımının depresyonla bağlantılı olduğu düşünülüyor.
[1]Amerika’daki Arkansas Üniversitesi’nde gazetecilik bölümünde görevli Doçent Dr. Brandon Bouchillon tarafından yürütülen bir araştırma; arkadaşlık yapmak için sosyal ağ sitelerini bilinçli bir şekilde kullanmanın da yalnızlığı hafifletmede rol oynayabileceğini öne sürüyor. Araştırma, yalnızlığa karşı kaliteli sosyal medya arkadaşlıkları çare olabilir diyor.
Yalnızlığa Karşı Kaliteli Sosyal Medya Arkadaşlıkları Çare Olabilir
Araştırmada, sosyal medyada üzerinden yapılan arkadaşlığın kalitesinin, yalnızlık ve öz saygı üzerindeki etkisi incelendi. Çalışmada bir sosyal medya gönderisindeki beğenilerle ortaya çıkan geçici durum öz saygısından farklı olarak, kişinin daha köklü ve sürekli olan öz saygı seviyesi mercek altına alındı.
Dr. Bouchillon, cinsiyet, ırk, yaş ve yaşadığı bölge gibi demografik özellikleri genel nüfusla eşleşen 1.500 kişiyle bir anket yaptı. Bu katılımcıların yarısından fazlasıyla altı hafta sonra tekrar iletişime geçildi. Katılımcılara “Değerli bir insanım” ve “Birçok iyi özelliğim olduğunu düşünüyorum” gibi ifadeler verildi ve ardından “kesinlikle katılmıyorum” ile “kesinlikle katılıyorum” arasında değişen beş puanlık bir ölçek üzerinden yanıt vermeleri istendi. Katılımcılara ayrıca; son bir haftada kendilerini yalnız veya dışlanmış hissedip hissetmedikleri, sosyal medyada arkadaşlarıyla şakalaşma ve ortak bir bağ kurma gibi konular sorularak, çevrimiçi arkadaşlıklarının ne kadar kaliteli olduğu da sorgulandı. Bu sorguyla, yalnızlığa karşı kaliteli sosyal medya arkadaşlıkları çare olabileceği incelendi.
Araştırmaya göre 18-39 yaş arasındaki genç katılımcılar, 50 yaş ve üzeri kişilere kıyasla sosyal ağlarda daha kaliteli arkadaşlıklara sahip olduklarını belirtti. Ancak bu genç grup, aynı zamanda daha düşük öz saygı ve daha yüksek yalnızlık oranları bildirme eğilimindeydi. Sosyal medyada yakınlık ve arkadaşlık kuran kişilerin öz saygısı, altı hafta sonra bile artış gösterdi. Bu pozitif etki özellikle 61 yaşına kadar olan kullanıcılar için geçerliydi. Öz saygıdaki bu artış, gençlerdeki yalnızlık hissini de azalttı; ancak bu olumlu etki 60’lı ve 70’li yaşlardaki bireyler için geçerli değildi.
70 yaş üzeri kişiler, sosyal medyada diğer insanlarla yakınlaştıkça öz saygılarının azaldığını belirtti. Bu durum, onların dijital arkadaşlıkları gerçek hayattaki ilişkilerin bir tamamlayıcısı olarak değil, bir “destek aracı” olarak görmelerinden kaynaklanabileceği belirtildi. Bu kuşağa göre yalnızlığa karşı kaliteli sosyal medya arkadaşlıkları çare olabilir mi, araştırma sonuçları gösterecek.
Dr. Bouchillon, sosyal paylaşım sitelerinde kurulan yakınlık ve arkadaşlık duygusunun, kişilerin öz değer duygusunu artırdığını ve zaman içinde yalnızlık hissini azalttığını belirtiyor. Araştırmacı, bu bağlantıyı şu sözlerle açıklıyor: “Her ne kadar kendiniz hakkındaki hisleriniz hayatınız boyunca sabit kalsa da, insanlarla iletişim kurmak ve uzaktan bile olsa ortak bir bağ hissetmek, kendinizi daha iyi ve daha az yalnız hissetmenizi sağlayabilir. Bu durum teoride, kendine zarar verme ve intihar riskini de düşürebilir.”
Sosyal medyada ortak ilgi alanları, insanlar arasındaki buzları eritmeye yardımcı olabilir. Aynı hobiyi (spor, yürüyüş, bahçecilik gibi) paylaşan kişiler, diğer farklılıkları göz ardı ederek kolayca iletişim kurabilir. Böylece, bireyler sosyal çevrelerini genişletebilir ve yeni arkadaşlıklar kurabilir. Bu çevrimiçi bağlar, gerçek hayatta da sosyal etkileşimi artırabilir ve toplumsal dayanışmayı güçlendirebilir. Dolayısıyla yalnızlığa karşı kaliteli sosyal medya arkadaşlıkları çare olabilir.
Yalnızlık ve Depresyonla Mücadelede Terapi
Günümüz insanı, modern yaşamın getirdiği yalnızlık, stres, depresyon ve benzeri zorluklarla sıkça karşılaşıyor. Yoğun iş temposu, sosyal hayattaki değişimler ve dijitalleşmenin getirdiği kopukluk hissi, bireylerin ruh sağlığını tehdit edebiliyor. Yaşamdaki zorlu ilişkilere karşı en güçlü desteklerden biri terapi olarak öne çıkıyor.
Terapi, sadece bir sorun olduğunda başvurulan bir yöntem olmanın ötesinde, kişinin kendini tanıması, duygularını anlamlandırması ve yaşam kalitesini artırması için de etkili bir yoldur. Terapist eşliğinde yürütülen bu süreç, bireyin içinde bulunduğu durumu daha net görmesini sağlar ve sorunlarla başa çıkma becerilerini geliştirir.
Bu yazıda ‘Yalnızlığa karşı kaliteli sosyal medya arkadaşlıkları çare olabilir’ konusunu ele aldık. Terapizy Blog‘da mutluluğun kaynağını arayabileceğiniz bir yolculuğa çıkın; aşk, evlilik, romantik ve sosyal ilişkilere dair birbirinden ilginç konulara göz atın. Mutluluğun kaynağı bizde mi, toplumda mı? yazısında, bu soruya bilimin verdiği cevabı keşfedin! Terapizy‘i sosyal medya hesaplarından takip edin, güncel bilgi ve duyurulardan haberdar olun!
Terapizy’nin çift, evlilik ve bireysel terapi hizmetleriyle kendiniz için en doğru yerde ve zamanda online terapi alın.
Terapizy ilk seansa özel %50 indirim fırsatı sunuyor. www.terapizy.com
[1] rkansas Üniversitesi. (25 Kasım 2024). Sosyal ağ arkadaşlık kalitesi yalnızlıkla mücadele etmenin bir yolu olabilir. ScienceDaily . 24 Ağustos 2025 tarihinde www.sciencedaily.com adresinden alındı / releases / 2024 / 11 / 241125124823.htm